Prof.Dr Ümran Korkmazlar Öğrenme sorunları Semineri Notları

2011-03-11 13:12:00

ÖĞRENME SORUNLARI

                        

 

                          Önce nasıl öğreniyoruz oradan başlayalım.İnsanoğlu anne karnından itibaren 5 aşamada öğreniyor.Bilişsel duyuşsal vs.Kör olan bir insanı düşünün başkaları onu gördüğü zaman herkes onun yardımına koşar yardım etmek için.Ancak öğrenme zorluğu çekenlere o kadar yardım eden çıkmıyor.Bu çocuklar öğrenemediklerinden dolayı çok zorlanmaktadırlar.Öğrenme güçlüğü olanların adeta okuma yazma merkezleri kördür.Bu çocuklarda da bunu görüp buna göre onları anlamamız gerekmektedir.Peki bu sorun nasıl ortaya çıkıyor.Daha çok genetik olduğu kabul ediliyor.Pek çok ailede a bende böyleydim halası da böyleydi tarzında sözler ve bununla ilgili yapılmış çok araştırma var.İnsanlar ilk önce söylenenleri duyumsayıp daha sonra bunları beyinlerinde yordayıp daha sonrada anlamlandırmaktadırlar.Öğrenme güçlüğü olanların en büyük sorunlarından biride harf karıştırmaktır.En çok karıştırdıkları harfler ise B ve D dir.Görüntü olarak benzeyenleri yada ses olarak benzeyenleri karıştırmaktadırlar.Okurken yazarken karıştırmaktadırlar.Dolayısıyla bu çocuklar hala ayırt edici aşamayı aşamamışlardır.İlk okulda harfleri ayırt edemiyor.Okul öncesinde de ne yapıyor kapları ayırt edemiyor.Veya masa ile sehbayı ayırt edemiyor.Ta okul öncesinden başlayan bu zorluk okul çağına gelene kadar çoğu zaman anlaşılmıyor.Ne oluyor dikkat eksikliği belirtisi okuma yazmada zorluk gibi nedenlerle çocuk fark ediliyor ve tanı konuyor.Ancak bunun için biraz geç oluyor maalesef.Erken tanı koymak çok önemli.Ve düşününki lise çağında karşınıza çıkabiliyorlar.Hatta üniversite  çağına kadar hiçbir tanı konulmayan bir çocuk internetten kendi tanısını kendi koyarak geldi bize.O zamana kadar hep yaramaz tembel gibi sıfatlar konmuş ve bir çok uzman teşhisi koyamamış ve sonunda teşhisi kendi koymuş.İnsanoğlu bilgiyi ayırt edici aşamadan sonra bilgiyi özümleme aşamasına geçmektedir.Daha önceki bilgilerle yeni bilgilerden bir sentez yapıp bir özümleme gerçekleştirir.Büyürkende insan böyle yapar.Bu bilgileri daha sonra beynindeki arşivlerde biriktirir.Aynı bilgisayarda açılan dosyalar gibi farklı isimlerde dosyalar açılır.İnsan öğrenirken tek bir alanda sorun çıkmıyor.Bütün alanlarda sorun çıkabiliyor.Fiziksel olarak duygusal olarak her şey bizim öğrenme düzeyimizi etkilemektedir.Bu çocuklarda hem merkezde bozukluk var hem de davranış boyutunda örnek davranışlar görememektedir.Özellikle kalabalık sınıflarda öğretmen ona yoğunlaşamıyor ve dikkati dağılıyor.Ve bunun sonucunda da öğretmen onunla baş edemiyor.Evde de anne ve babası yanlış bir davranışında onu hemen cezalandırıyor.Bu zamanda duygusal olarak inciniyor ve artık hiçbir şey öğrenmek istemiyor.Dolayısıyla burada bütün bu alanlarda her sebebe bağlı olarak sorun çıkabilir.Öğrenme güçlüğü olanlarda bütün alanlarda hemen hemen bozukluk vardır.Dinleme de dikkatte bütün alanlarda.Öğrenmeler ya bireyin kendisinden kaynaklanmaktaydı yada çevreden kaynaklanmaktaydı.Bu çocuklarda da öğrenme sorunlarından dolayı çevrenin baskısıyla Travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkmaktadır.Ve sorunlarda böylece 2 katına çıkmaktadır.Peki nasıl bu çocuklar örselenmektedirler.Öğretmenlerin,ebeveyinlerin verdikleri cezalar vs.bunlar çocukları öğrenmeden soyutlamaktadır.Gerçekten bu çocuklar diğerlerinden daha çok yaralı.Anlaşılmaları problemlerini dile getirememeleri öğrenme sorunlarını 2 katına çıkarıyor.Ben bu çocukların sorunlarını anlatmak için bütün harfleri karıştırıp bir yazı hazırladım.Eğer öğrenme güçlüğü bir çocuğun çok ağırsa, çok ağır bir vakaysa yazdığı yazı karmakarışık bir şey oluyor.Bu yazıyı gördüğümüz zaman nasıl işin içinden çıkamıyorsak onlarda bunu öyle algılıyorlar.B leri d yapıyorlar U ları n yapıyorlar.Harfleri yukarı aşağı çevirebilmektedirler.Bütün sözcüğü tam ters çevirebiliyorlar.Çok sa koç oluyor kelime.Gelin çözün bakalım ne yapıyor.Bu çocuklar anne baba veya öğretmenleri deli etmek için yapıyor olamazlar herhalde bunları.Bazı anne babalar diyorlar hocam bizi çileden çıkarıyor delirtiyor.Bu tamamen yapısal bir şey ne olur bunu kabul edelim.Nasıl görme özürlüler bakarak yazılara öğrenemiyorlarsa bu çocuklarında öğrenmek için başka yollara ve taktiklere ihtiyaçları var.Bu konudaki ilk vakayı bir İngiliz doktor 107 yıl önce tanımlamış.14 yaşındaki bir çocuğa bilememiş adına ne diyeceğini kelime körlüğü demiş.Bu 14 yaşındaki çocuğun hiçbir problemi yok sayısal problemleri yapıyor ancak yazıları doğru yazamıyor.Bu çocukların zekalarının normal veya normal üstü zekaya sahip oldukları kabul ediliyor.Gerçekten bu çocuklar öyle zekiler ki kendi kendilerine öğrenmek için yollar buluyorlar okumayı öğrenmek için saati öğrenmek için.Pek çok ünlülünde öğrenme zorluğu olduğu bütün kitaplarda yazmaktadır.Hiçbirinin başlangıçta ruhsal bir hastalığı yok ama daha sonra maalesef ruhsal hastalıkları ortaya çıkmaktadır.Özgüvenlerini yitiriyorlar depresyon oluyor okuldan kaçıp dışarıdaçeşitli çetelere karışıyorlar.Ve bu çocukların beyinleri incelendiğinde bir bozukluk bulunmuyor.Ne emar da ne duyu organlarında hiçbir bozukluk yok.Özellikle bir anneden duyduğumuz güzel bir söz var bu çocuklar akılları kadar başaramıyorlar.Hepsi akıllı fakat akılları kadar başaramıyorlar.Arkadaşlarıyla aynı eğitimi aldıkları halde öğrenemiyorlar.Şimdi öğrenme zorluğu için kullanılan tanımların içine notada girdi.Bu çocuklar harfleri karıştırıyorlar sayıları karıştırıyorlar.Notaları karıştırmazlar mı?Dolayısıyla yurt dışında şu anda notadan muaf tutuluyorlar.Kulaktan bir şey öğrenip çalabiliyorsa çalıyor yoksa çalamıyorlar.İnsan beynine balkıdığı zaman hemisferlerin performansı birbirine yakın çalışmaktadır.Ancak bu çocukların beyin yapılarına baktığımız zaman sol beyin % 10 % 20 daha fazla çalışıyor.O zaman bu çocuklarda ne yapıyorlar sağ beyinde ne var mizah durmadan mizah yapıyorlar,müzik var durmadan müzik dinliyorlar yani okuma yazma olmayan pratik şeyler yapıyorlar.Böyle hemisferler arası performans düzeyi dengesiz olunca aradaki fark iyice açılıyor ve beyin dengesizleşiyor.Hemisferlerin dengeli bir şekilde çalışması gerekmektedir sağlıklı bir öğrenme için.Zaten bizim eğitim programımıza baktığımız zaman hep solu güçlendirmek için hazırlanmış.Bizde bir iki yıl evveline kadar daha çok yazma daha çok matematik daha çok ezber hep sola yüklendik.Bu çocuklarında solu iyi çalışmıyor onun içinde yapamıyorlar.Burada eğitim programlarında nasıl bir düzenlemeye gidileceği zaten açıkça görülmektedir.Okul öncesinde belirtileri olduğunu söylemiştik zaten eğer orada uyanık olursak orada yakalayabiliriz.İlk belirtileri çocukken konuşmanın gecikmesi olarak görülmektedir.Ya konuşma gelişmiyor bu çocuklarda ya da ters konuşuyorlar.Spor yerine sifon diyorlar.Harfler de karıştırmalar oluyor.Bir başka belirti ise el perdelerinde olan gelişme yetersizliği işte makası kullanamamaları.Bu çocuklar bir şeyleri öğrenemiyorlar ve bizden onlara öğretmemizi bekliyorlar.Kardeşim beyin kanaması geçirdi.Bitkisel hayatta.Bitkisel hayatta olan hastalara doktorlar ot derler işte bir ot daha geldi.Bu hastalara sadece yemekleri verilir altları bağlanır ve yatırılır başka hiçbir şey yapılmaz.Biz atölyeden çamur getirdik ve ona dokun dedik.1 ay sonra çamuru koparmaya başladı.İşte bir şeyler verdiğiniz zaman karşılığını alıyorsunuz.Beyin o kadar elastik bir yapı ki biz sadece % 10 unu kullanıyoruz.Bitkisel hayatta olan bir insan öğrenebiliyorsa bu çocuklarda tabi ki öğrenebilir.Bazı insanlar meraklı oluyor açıp araştırıp öğreniyorlar daha çocukken başlıyor bu.Bazı çocuklarda kendisi yapamıyor ve biz yapıyoruz ona öğretiyoruz.Özel eğitimde budur zaten.Domates kırmızıdır diyeceksiniz ve o hayalinde canlandıracak.Kırmızı dendiğinde aklına domates gelecek.Ancak sadece kırmızı derseniz onda bu hiçbir şey uyandırmaz.

İnsanlar beyinlerinde olan kavram haritalarıyla öğrenmektedirler.Mesela ben size bir kuşu anlatsam ve onun bir kuş olduğunu söylemeseydim bunu nereden anlardınız siz.Beyindeki arşivin açılması için ipuçlarına ihtiyaç var.Bu çocuklar içinde öyle.Bir ipucu koyacaksınız ki bu arşiv açılsın.Mesela Marmara bölgesi desem aklınızda ne canlanır.İstanbul,harita vs.Beynimiz de bizim bir Marmara bölgesi dosyası var.Şimdi bir uygulama yapalım.Marmara bölgesini bir öğreten birde zor öğrenen bir çocuk olsun şimdi bunu bir sahnede canlandıralım.Evet burada öğrenemeyen bir çocuk var.Ne yapardık eğer öğrenemeseydi Ritalin verilirdi.Normalde Ritalin çok ağır vakalara % 1 oranında verilirken çok az sorunu olan  çocuklara bile Ritalin verilmektedir.Bu oyunda özellikle dikkatimi çeken şey 15 milyon insan oldu.Beyninde 15 milyonla ilgili bir kavram haritası olmadığı için tek tek sayınca kaç tane dedi.Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda algısal alanda olan sorunlara baktığımız zaman sadece bir tek sorunu olan çocuk çok az durumda.Görsel alanla ilgili örneğin harflerin hepsini,sayıları,sembolleri karıştırabiliyorlar.İşitsel alanla ilgilide yine kelimeleri yanlış anlama durumu var mesela siz ona masa diyorsunuz o basa diyor.Ayrıca verdiğiniz yönergeleri anlamakta da  zorluk yaşamaktalar.Dokunsal,mekansal ve Kinestetik yani hareketle ilgili alanlarda da sorun yaşanmaktadır.İp atlayamayıp beden hareketlerinde de zorluklar yaşamaktadırlar.Mesafeleri ayarlayamamaktalar tam olarak.Yani biraz ellerinin ayarı yok.Bütün harfleri sağdan sola doğru okuyabiliyorlar,kelimeleri ters söyleyebiliyorlar.Öğrenme güçlüğü olan çocuklarla empati kurabilmemiz onları daha iyi anlayabilmemiz için aynaya bakarak kağıda bakmadan yazı yazmayı deneyin.Böylece onları daha iyi anlayabileceksiniz.Çünkü onlar bu zorluğu yaşamaktadırlar.Matematikte de en büyük sıkıntıları işleme sağdan başlayacaklarına soldan başlamaktadırlar.Özellikle bu çocukların daha çok göze batan tarafları dürtüsellikleri yani içten gelen istem dışı davranışlarıdır.Dav

 ranışlarında içten gelen davranışları gösterdikleri için bu da uyumu zorlaştırmaktadır.Özellikle erken tanının çok önemli olduğunu belirtmiştik.Özellikle 5-7 yaş arası dönem çok öNemli olmakla birlikte bu yaşlarda günde 40 dakika vaka ile çalışılması gerekmektedir.Özellikle 7 yaşından sonra günde 2 saat çalışılması gerekmektedir akranlarından geri kalmaması için.Tabi bu da beraberinde evdeki sorunları getirmektedirler.Özellikle davranış sorunlarını çözmede her zaman öğretmen odaklı çalışmak çok önemlidir.Özellikle bu öğretmenlerin çok istekli olmaları gerekmektedirler bilgi sahibi olmaları gerekmektedir.Özellikle bu yıl gördüğüm beni çok etkileyen bir vakayı sizinle paylaşmak istiyorum.3 sınıfa gelen bir öğrenci kelimeleri yanlış yazıyor ve öğretmeni tahtaya kaldırdığında olağan bir şekilde yanlış yazıyor ve  öğretmen de bak yine yanlış yazdı diye tüm sınıfa şuna gülün deyip tüm sınıfı çocuğun üstüne güldürüyor.Çocukta bu nedenle okula gitmek istemiyor.Bu çocuklar arkadaşları tarafından da istismara uğruyorlar.Özellikle oyun kuramadıklarından ve kurallara uyamadıklarından dolayı dışlanıyorlar ve kabul görmüyorlar.Düşününki bu çocuklar sınıfın en tembeli.Mesela kendinizi yemek yaparken düşünün her gün yemek yapıyorsunuz ve yaptığınız yemekleri kimse beğenmiyor kendinizi nasıl hisseder

siniz.Bir daha yapmazsınız lanet olsun ben yapmıyorum dersiniz.Birde şöyle bir örnek var düşünün her gün yemek yapıyorsunuz ve kimse size elinize sağlık demiyor.Ama yemeğin tuzu biraz kaçtığı vakit herkes homurdanmaya başlıyor.Çocukta her zaman 1 alıyor derslerden bir gün de 2 aldığı zaman ödüllendirilmiyor ne oluyor ödül geç kalıyor.Dolayısıyla çocukta da iyiye doğru bir gayret olmuyor.İşte hafta boyunca sınıfta derste sessiz durursan seni hafta sonu hamburgerciye götürecem şeklinde ödüller onlar için verilemez çünkü onlarda zaman kavramı yok.Bekleyemiyorlar hemen olmasını istiyorlar.Eskiden ne idi sınıfını geç sana bisklet alacam uyaran eksikliği vardı ve biz bisiklet için 1 yıl beklerdik.Ama şimdi çalışan anne babalar bir çok hediye almalarına rağmen çocukları mutlu edemiyorlar çünkü uyaran çok.Mesela o gün derste sessiz durmuş ve ödül olarak öğretmeniyle yemek yiyebilir bu onu arkadaşlarının yanında üstün duruma getirecek ve bu onun çok hoşuna gidecektir.İşte bunun gibi koşullarınıza uyan ödüller bulmamız lazım.İlk okul 2- 3 e kadar maddi ödüller değerli olabiliyor ancak ondan sonra değeri fazla olmayabiliyor.Örneğin öğretmenin bugün sınıfın en dikkatlisi sendin diye bir kağıt verse bu paradan çok daha değerlidir.

Burada en önemli olan şey bu çocukların beyinlerinin iki yarım küresini de kullanabilmeleridir.Benim kendi çocuğumla bir deneyimim olmuştu.Oğlum atölyede resim falan yapıyor dolaşıyor istedikleri boyaları çamurları falan kullanıyor ama okulda öğretmeni yerinden kıpırdamasına bile izin vermiyormuş.İstediği boyayı kullanamıyormuş.İstediği resmi çizemiyormuş.Tabi çocukta haliyle bu nasıl bir esim dersi dedi.Ne yapmak lazım biraz daha esnek yapıya kavuşturmak eğitim programlarını bazı kalıpların dışına çıkarmamız lazım.Mesela resim yaparken eğer müzik dinlenirse her iki yarım kürede birlikte çalışıyor ve bir zenginlik oluşturuyor.Resim niye var dışa vurmak için.Sorunların dışa vurumu için bir yol resim.Bir başka şeyde resimde konuların sınırlı olması.İşte postane resmi çizin demişler mesela.Çocuk çizemiyor.Herkes farklı öğreniyor.Nasıl öğrendiğimizi fark etmemiz lazım.İnsanlar doğduklarından itibaren dinleyerek öğrenemiyorlar.Ancak lise yaşından sonra öğrenebiliyorlar.Sınıfta örneğin kitap okurken sınıfın içinde dolaşabilir.Eğer yürüyerek okursak beyinin her iki tarafı da çalışıyor.İlk okul 3 e kadar yarı hareket yarı dinleme olması lazım.Eğitim programları sofistike yapılıyor insan bedeni hesaba katılmıyor.İnsan canlı bir varlıktır.Birde seneye 1. sınıfta el yazısı başlayacakmış bu kesinlikle yanlış el kasları buna müsait değil.Fransızlar yaptı sonra vazgeçtiler.Şimdi biz yapıyoruz.Çocukları koruyup kollayan millet olduğumuz zaman çocukları dışarıda çıkarmıyoruz soğuk diye e çocuklar ne zaman hareket edecek..Önümüzdeki yıl tek harf sistemine geçme de doğru bir seçim çünkü beyin analiz sentez yapıyor tümevarım.Yine bu çocuklarda öğrenmeyi kolaylaştırmak için bir bilgisayar bölümü öğrencisi kendine ayrı bir klavye yapmış harflerin yerlerini değiştirmiş ve kendine göre düzenlemiş.Daha çok büyük küçük işaretlerini karıştırdığı için.Bu çocukların yazı sistemini bilgisayarla matematikteki zorluğu da hesap makinesi ile halledebiliriz.Ama maalesef bizde hesap makinesi yasak.Okullara yönelik bir gezici terapist olacak ve bölge okullarına yönelik rehberlik servisleriyle ortak çalışma içine girecekler.Bir model bu.Sınıflarda uygulanacak model iki hocayla derse girme özel eğitim uzmanı ve sınıf öğretmeni.İspanya da uygulanan model de eğer sınıfta böyle bir çocuk varsa sınıftan 5 çocuğu çıkarıyorlar veya öğretmene ek ücret veriyorlar.Birde bu çocukların not sistemi değerlendirilirken diğer çocuklarla aynı kefeye konulamaması gerekir.Çünkü bu çocuklar diğer çocuklarla aynı eforu sarfetmesine rağmen hep düşük puan alıyor.Eğitimcilerin bunu göz önüne alması gerekir.Bu da görme özürlü birine işte al şu kitabı oku diye bir duruma benziyor.Hiç adil değil.Başka ülkelerde ne yapılıyor.Rehberlik servisleri koçlar tayin ediyor ağabeyler ablalar.Onlar onu yerine yazıyor.Sınavlarda okumasına yardımcı oluyor.Teknolojik destek her engelli çocuğa yurt dışında bir bilgisayar veriliyor.Sınav kağıtları bu çocuklara verilirken iri puntolu yazı verilebilir.Bu çok kolay ve bir çok sorunu da çözmektedir.Tabi son olarak bu çocukları anlayacak empati ve anlayış gerekir en önemli şey.Hiperaktif bir çocuğun bir sözü aklıma geldi benim her şeyden önce beni anlayan bir ailem,bir çevrem ve bir okulum vardı diye.Burada sözümü bitiriyorum benim söyleyeceklerim bitmez.

621
0
0
Yorum Yaz