Bakan öğrencilere kendi hayatını örnek gösterdi

2012-06-02 12:12:48
Bakan öğrencilere kendi hayatını örnek gösterdi |  görsel 1

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Elazığ, Kaya Karakaya Fen Lisesi'nde öğrencilere eğitim öğretimin ne kadar önemli olduğunu kendi hayatını örnek göstererek anlattı.  Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, ''Genç nüfusumuz, dinamik nüfusumuz, bence kalkınma yarışında en büyük üçüncü gücümüz'' dedi. Bakan Yılmaz, Elazığ Kaya Karakaya Fen Lisesi Toplantı Salonu'ndan öğrencilerle söyleşiye katıldı. Eğitimin ve okulların ne kadar önemli olduğunu kendi hayatından bildiğini ifade eden Yılmaz, burada en önemli kavramın ''fırsat eşitliği'' olduğunu kaydetti. Kalkınmayı fırsat eşitliğiyle ilgili gördüğünü belirten Yılmaz, ''Kalkınmanın amacı, insanın refahı, mutluluğu, dünyada daha iyi koşullara ulaşması. En büyük aracı da yine insan. Donanımlı, bilgili insan. Dolayısıyla ne kadar çok sayıda insanımıza fırsat eşitliği sağlarsak, kabiliyetlerini hem kendisi hem toplumu hem milleti için ortaya koyma imkanı sağlarsak, o kadar çok kalkınmış, gelişmiş oluruz'' diye konuştu. Türkiye'nin asıl üstünlüğünün doğal kaynaklar olmadığını ifade eden Yılmaz, çok önemli bir coğrafyada bulunan Türkiye'nin tarihi ve kültürel değerlere sahip olduğunu dile getirerek, ''Fakat bunlardan daha önemlisi insan kaynağımız. 75 milyon nüfusumuz var. Bunun yüzde 50'si 30 yaşın altında. Ortalama yaşımız 29 yıl 7 ay. Bu yıl muhtemelen 30 yaşı buluruz. Her sene birkaç ay yaşlanıyoruz. Maalesef, ortalama giderek artıyor. Keşke fazla artmasa'' dedi. Genç nüfusun önemine dikkati çeken Yılmaz, ''Genç nüfusumuz, dinamik nüfusumuz, bence kalkınma yarışında en büyük üçüncü gücü... Devamı

Televizyon öğrencinin başarısını düşürüyor

2012-06-02 12:08:33
Televizyon öğrencinin başarısını düşürüyor |  görsel 1

Seydişehir'in Gevrekli İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencileri, öğretmenleri Kevser Bozkurt gözetiminde yaptıkları 'televizyon-aile-öğrenci ilişkisi' anketinde çarpıcı sonuçlar elde etti. Öğrencilerin 172 hanede yüz yüze görüşerek yaptığı anket sonuçlarına göre, televizyon sahibi 171 hanede ailelerin yüzde 70'i akşamları ortalama 3 saat televizyon seyrediyor. Televizyon seyredilen saatlerde çocuklar, ya aynı odada ders çalışıyor ya da ders çalışmaları için başka odaya gönderiliyor. Gevrekli İlköğretim Okulu Fen ve Teknoloji Dersi Öğretmeni Kevser Bozkurt, aynı zamanda sınıf öğretmeni olduğu 8/B öğrencilerinden 'proje ödevi' olarak 'televizyon-aile-öğrenci ilişkisi'ni ele alan bir anket yapmalarını istedi. Öğrenciler, Gevreklilerden örneklem yöntemiyle 172 hane seçti ve çalışmaya başladı. 172 hanede, aile bireyleriyle yüz yüze görüşen öğrenciler, anket çalışması çerçevesinde ailelere 10 soru yöneltti. Önyargısız, artniyetsiz, beklentisiz ve tamamen duru bir ortamda yapılan anket çalışmasında görüşülen 172 haneden 171'inde televizyon olduğu belirlendi. Ankette 'gündüz kaç saat televizyon izleniyor?' sorusuna '49 hane 2 saat, 42 hane 3 saat, 44 hane de 4 saat' cevabı verdi. Gündüz saatlerinde izlenen programlar sorusuna, 113 hane haber programları, 71 hane diziler diye cevap verirken 48 hane çizgi filmlerin gündüz daha çok izlendiği karşılığını verdi. Kadın programları bu soruda 36 cevapta kaldı.     Ankette televizyon sahibi hanelerin 65'inin akşam kuşağında 3 saat, 51'inin 4 saatini televizyon izleyerek geçirdikleri belirlendi. 'Akşam saatlerinde hangi progr... Devamı

Öğretmenlerin askerlik düzenlemesi Resmi Gazete'de

2012-06-02 03:01:22
Öğretmenlerin askerlik düzenlemesi Resmi Gazete'de |  görsel 1

    ''Askerlik Yükümlülüğünü Milli Eğitim Bakanlığı Emrinde Öğretmen Olarak Yerine Getirecekler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'', Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Yönetmelikle, 6 Temmuz 2005'te Resmi Gazete'de yayımlanan, ''Askerlik Yükümlülüğünü Milli Eğitim Bakanlığı Emrinde Öğretmen Olarak Yerine Getirecekler Hakkında Yönetmelik''teki Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen 5, 6 ve 7. maddeleri ile öğretmenlik yapacak yedek subay adaylarının seçilmesine ilişkin 8, öğretmenlik yapacak erbaş veya erlerin seçim esaslarına ilişkin 9 ve Genelkurmay Başkanlığı'nca yönetmelik kapsamında çıkarılacak yönergeye ilişkin 29. maddeleri değiştirildi. Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı, ''her celp döneminden önce silahlı kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu branş bazında öğretmen sayısını MSB'ye bildirmekle görevli olacak. MSB tarafından MEB emrine verilecek öğretmen ihtiyacını değerlendirmek, ihtiyaç fazlası olarak MEB emrine verilecek öğretmen miktarını MSB'ye bildirmek, MEB emrine öğretmen olarak verilecek yükümlülerin, temel askerlik eğitimlerini müteakip öğretmen olarak görevlendirildikleri yerlere sevklerini sağlamak da Genelkurmay'ın görevleri arasında olacak. MSB'nin görev, yetki ve sorumlulukları ise şöyle düzenlendi: -''1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun ek 4. ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu'nun ek 7. maddesine tabi olup, MEB tarafından ihtiyaç duyulan öğretmen miktarını, her celp döneminden 2 ay önce tespit et... Devamı

Milli Güvenlik'e tarih öğretmeni

2012-05-31 23:19:51
Milli Güvenlik'e tarih öğretmeni |  görsel 1

    Milli Güvenlik dersi konuları T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatına eklendi ve derslere rütbeli askerler yerine sivil tarih öğretmenleri girecek.   Ahmet Fatih Erturhan'ın haberi Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Milli Güvenlik dersinin konularını T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitaplarının içerisine yerleştirdi. Böylece Milli Güvenlik dersi konuları bu dersin içerisinde işlenecek ve derslere rütbeli askerler yerine sivil tarih öğretmenleri girecek. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, kurulunun aldığı kararla Milli Güvenlik dersinin müfredattan kaldırıldığı ve kitabın içindeki bazı konuların T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitaplarının içerisine eklendiğini duyurdu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Milli Eğitim müfredatını çağın gereklerine, bilimdeki ilerlemeye, demokrasideki gelişmeye paralel bir seviyeye taşıyoruz. İnkılap Tarihi dersine eklendi 1979 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Milli Güvenlik Bilgisi Öğretimi Yönetmeliği'ni artık yürürlükten kaldırıyoruz" açıklamasıyla "Milli Güvenlik" dersi müfredattan kaldırıldı. Ancak Milli Güvenlik Bilgisi dersi konularının bazıları Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitaplarının içerisine eklendi. 10. sınıf öğrencilerine haftada bir saat garnizon komutanları tarafından verilen Milli Güvenlik dersi eğitimi 2012-2013 yılından itibaren T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin içinde sivil tarih öğretmenleri tarafından verilecek. Milli Güvenlik dersine giren 4 bin 500 asker yerine Milli Eğitim Bakanlığı'nı... Devamı

Çocuklarda hiperaktivite nasıl tedavi edilir?(Video)

2012-05-31 11:27:06

Çocuklarda hiperaktivite nasıl tedavi edilir? Devamı

Çocuk 'Hayır’ Yemem' Diyorsa 'Evet'in Yolları

2012-05-31 11:06:16

8-9 aylıktan okul çağına kadarki dönemde özellikle yemek seçme ve yemeği reddetme davranışları sıkça karşılaşılan sorunlardan biridir. 8-9 aylıktan okul çağına kadarki dönemde özellikle yemek seçme ve yemeği reddetme davranışları sıkça karşılaşılan sorunlardan biridir. Anne ve babaların da çocukların iştahını açacak önerilere uymaları gerekiyor. Çocuklarda iştahsızlık sorunu ile baş etmenin püf noktaları şöyle sıralanabilir...   Yemek öncesinde Çocukların aşırı yorgun ve uykulu oldukları zaman iştahları olmadığı için yemek saatlerini bu durumlara göre düzenleyin.Sofraya oturmadan önce çocuğunuzla oyun oynayın. Oyun sayesinde neşelenen çocuk yemekten daha fazla keyif almaya başlar. Yemek aralarında çocuğunuza şeker, çikolata, pasta, kolalı ve diğer fazla şekerli içecekler kesinlikle vermeyin. Yarım su bardağı kutu meyve suyu içmesi bile onun iştahının kapanmasına neden olabilir.   Sebze yemek istemiyorsa Salatalık ve havuç gibi sebzeleri çiğ olarak, çubuk biçiminde hazırlayın. Bu şekilde sunum, çocuğunuzun hoşuna gidebilir.Sevdiği yemeklere, örneğin çorbalara, köftelere ya da soslara rendelenmiş olarak sebze ekleyin, çocuğunuz bunu fark etmeden yer.Evde siz de sebze yemekleri yiyin, böylelikle sizden görerek zamanla sebze yemeye alışır. Yememekte ısrar ediyorsa, meyveler de sebze yerine geçer.   Hep şekerli şeyler istiyorsa Evde şekerli besin bulundurmayın. Böylece sık sık yiyemez. Meyveleri çocuğunuzun ulaşabileceği bir yere koyun. Kurabiye ve kekleri meyveli yapın, böylece daha az şeker kullanmış olursunuz. Şekerli gıdaları yemek sonrası verin. Kesinlikle öğün aralarında atıştırma niyetine vermeyin. Çikolata ve şekeri kesinli... Devamı

Eğitimde herşey sil baştan

2012-05-31 10:16:20
Eğitimde herşey sil baştan |  görsel 1

        Önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren uygulamaya başlanacak olan 4+4+4 sistemi, eğitimde önemli değişiklikler getiriyor. Halen 8 yıl olan zorunlu eğitim süresi, 12 yıla çıkıyor. Mevcut durumda ilköğretimden sonra isteyen liseye devam ederken yeni dönemde herkes zorunlu olarak lise eğitiminden geçecek. Türk vatandaşı olan 6 ile 18 yaş arasındaki bütün çocuklar, 12 yıllık eğitimi almak zorunda olacaklar. Öğrenciler 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul ve 4 yıl da lise okuyacak. Eğitimde köklü reformlar getiren düzenleme ile çocuklar okula bir yıl erken başlayacak. Daha önce 72 ay olan 1. sınıfa başlama yaşı 66 aya çekildi. Böylece 30 Eylül itibarıyla 5,5 yaşını dolduran çocuklar zorunlu olarak okula başlayacak. Bu çocukların ön kayıtları adrese dayalı e-okul sistemi üzerinden otomatik olarak alınacak. Yeni sistemle, 5 yaşını dolduranlar da ailelerinin isteği ve sağlık raporu ile okula başlayabilecek. Ortaokul, liseye hazırlık olacak Yeni sistemde ortaokula da geri dönüldü. Meslekî eğitimi tercih etmek isteyenler, ortaokuldan itibaren bu eğitimi almaya başlayacak. Öğrenci bazı temel meslek derslerini öğrenecek. Öğrenciler ilgi duydukları alana göre seçmeli dersler alacak ve liseye yönlendirilecek. Ortaokul bölümünde öğrencilere seçmeli ders paketleri sunulacak. Öğrenciler bu yıl hayata geçen Kur'an-ı Kerim ve Siyer gibi dersleri isteğe bağlı olarak ortaokulda alabilecek. Fen lisesine, sosyal bilimler lisesine, Anadolu liselerine, öğretmen liselerine, meslek liselerine veya imam hatip liselerine gidecek çocuklar için esnek bir sistem getiriliyor. Ailesinin isteği üzerine i... Devamı

10 yılda 317 bin 714 öğretmen atandı

2012-05-31 09:57:02
10 yılda 317 bin 714 öğretmen atandı |  görsel 1

Milli Eğitim Bakanlığı 2003-2012 yılları arasında 317 bin 714 kadrolu öğretmenin atamasını gerçekleştirdi.   CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Kesimoğlu'nun soru önergesine Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in verdiği yanıt, 2003-2012 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi eğitim kurumlarına 317 bin 714 kadrolu öğretmen ataması yapıldığını ortaya koydu. CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Kesimoğlu'nun soru önergesine yanıt veren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, "Bakanlığımıza bağlı resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacı her yıl bütçe imkanları ölçüsünde Bakanlığımıza tahsis edilen ve Maliye Bakanlığınca kullanım izni verilen kadro sınırlılığında karşılanmaktadır. Bu kapsamda 2003-2012 yılları arasında Bakanlığımıza bağlı resmi eğitim kurumlarına 317 bin 714 kadrolu öğretmen ataması yapılmıştır" dedi. Kaynak: ANKA  Devamı

'Bilgisayar kullanımı otizmi artırıyor'

2012-05-31 00:46:03
'Bilgisayar kullanımı otizmi artırıyor' |  görsel 1

    Bilgisayar kullanımının artmasıyla birlikte otizm görülme sıklığında da önemli bir çoğalma olduğu belirtildi. Klinik tarafından düzenlenen 'Dijital Çağın Çocuklarını Nasıl Yetiştireceğiz?' başlıklı konferansta konuşan Pedagog İnci Vural, bilgisayar kullanımının artışı ile otizmin görülme sıklığı arasındaki paralelliğe dikkat çekti. Vural, "15 yıl önce 10 binde 4 sıklığında görülen otizm, şimdi 80'de 1 sıklığında görülüyor. Bu artış üzerindeki en büyük etken ise yaygınlaşan teknoloji kullanımı." diye konuştu. Vural, teknolojiye normalin üzerinde maruz kalan çocuklara, tam anlamıyla otistik teşhisi koyamasalar da, gözlemledikleri davranış bozukluklarının otizmle büyük benzerlikler gösterdiğini söyledi. Teknolojiyle büyüyen çocuklarda gözlemlenen davranış bozuklukları arasında; uçlarda yaşama, ya hep ya hiç mantığıyla hareket etme ve yeni verileri yorumlayamama gibi belirtiler bulunuyor. Özellikle bilgisayarla fazla haşır neşir olan çocuklar, olaylar arasında bağlantı kuramadıkları gibi, her şeyi kendi kontrollerinde sanıyorlar ve ayrıntıları kaçırmamalarına rağmen bütünü algılayamıyorlar. Vural'a göre, dijital aletlerle büyüyen çocuklar, bir süre sonra çevrelerindeki her şeyi dokunmatik zannediyor. Konferansa katılan altı pedagog ve doktor dijital ortamların çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini tartıştı. ... Devamı

Okyanus 4+4 sistemi soru ve cevaplar

2012-05-30 22:35:53
Okyanus 4+4 sistemi soru ve cevaplar |  görsel 1

    SORU: 4+4+4 ne demektir? CEVAP: 30.03.2012 tarihli ve 6287 sayılı “İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” öncesinde ülkemizdeki zorunlu eğitim süresi 8 yıldı. Bu kanun sonrasında ise tüm Türk vatandaşları için zorunlu eğitim süresi 12 yıla çıkarıldı. SORU: Zorunlu eğitim ne demektir? CEVAP: Her Türk vatandaşının mecburen tamamlaması gereken 4 yıl süreli ilkokul, 4 yıl süreli ortaokul ve 4 yıl süreli lise eğitim süresini ifade etmektedir. SORU: İlköğretim ve ortaöğretim kavramlarından ne anlamamız gerekir? CEVAP: Yeni kanun ile ilkokul ve ortaokul için ilköğretim, lise için ortaöğretim kavramlarını kullanmamız gerekiyor. SORU: İlkokul ve ortaokulun eskisinden ne farkı var? CEVAP: Eski beş yıllık ilkokul dört yıl, eski üç yıllık ortaokul dört yıl olarak düzenlenmektedir. SORU: İlkokul ve ortaokul sonrasında okulu bırakmak mümkün mü? CEVAP: Kesinlikle mümkün olmuyor. Yeni kanun bu konuda veliler, okul yönetimleri ve mülkî amirleri ilköğretim öğrencilerinde olduğu gibi ortaöğretim öğrencilerinin de okula devamını sağlamakla yükümlü kılıyor. SORU: Okula başlangıç yaşı için hangi tarihi göz önünde bulundurmalıyım? CEVAP: 2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı için, 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 66 ayını tamamlayan öğrencilerin zorunlu olarak okula başlamaları gerekiyor. SORU: 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 66 ayını tamamlamayan çocuklar için neler yapılmalı? CEVAP: 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 60-66 ay arasındaki çocukların okula başlangıcı için velilerinin yazılı isteği istenmektedir. Eğer veli 60-66 aylık çocuğunun okula hazır olduğunu düşü... Devamı

Öğretmenler artık 5 hafta daha az tatil yapacak

2012-05-30 17:37:42

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ''Bu sene, okul kapandıktan sonra 3 hafta süreyle ve eylül ayında okul açılmadan iki hafta önce toplam 5 hafta süreyle, haftada 36 saat olmak üzere 258 bin öğretmenimiz için eğitim programı tertip ediyoruz. Bunu her yıl yapacağız'' dedi. İSTANBUL - TOBB ETÜ öğrenci konseyinin düzenlediği konferansa katılan Bakan Dinçer, bakanlığın yaptığı çalışmalara, Okullar Hayat Olsun Projesi ile Fatih Projesi'ne ve zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin düzenlemeye değindi. Eğitim sisteminde paradigma değişikliğine gittiklerini belirten Bakan Dinçer, eğitimde farklılıkların gözetilmesinin önemine işaret etti. Bakan Dinçer, çocukların küresel düzeyde rekabet gücünü yakalayabilecek bilgi ve yeteneklere sahip olması gerektiğini belirterek, çocukların toplumsal ve ahlaki değerleri, sosyal sorumluluğu, tarih bilinci taşıyacakları bilgi sahibi olmaları gerektiğini söyledi. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardıklarını anımsatan Bakan Dinçer, ilköğretim ve ortaöğretimdeki okullaşma oranları hakkında bilgi verdi. Türkiye'nin ortaöğretimde okullaşma oranında dünyanın gerisinde olduğunu ifade eden Bakan Dinçer, ''AB, 2020'ye kadar toplam nüfusun lise mezunu olma oranını yüzde 90 ve üzerine çıkartmayı hedefliyor. Türkiye'deki nüfusun lise mezunu olma oranı yüzde 28. Biz, eğitimi 12 yıla çıkarmakla aslında 2020, 2023 yılına Türkiye'deki lise mezunu seviyesinin oranını artırmayı hedefliyoruz'' diye konuştu. Üniversite eğitimini de tüm çocuklara yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Bakan Dinçer, eğitimi kanunen 12 yıla çıkarmanın bu hedeflerin gerçekleşmesi açısından yeterli olmayacağını, ida... Devamı

Sorularına internette çözüm arıyorlar

2012-05-30 14:20:04
Sorularına internette çözüm arıyorlar |  görsel 1

    Baba Cemal ve anne Emel Kandemir, 7 yaşındaki oğulları Demir'in sualleri karşısında çaresiz kaldıklarını söylüyor. 2 yaşından itibaren zekâsının parlaklığı hissedilen Demir'i annesi, "Birisinden yemek tarifi aldığımda 'Demir aklında tut' derdim. O da uzun zaman geçse de unutmazdı." diyor. Kim üstün zekâlı bir çocuğa sahip olmak istemez ki? Doğuştan gelen üstün zihinsel özellikleri ve yetenekleriyle yaşıtlarına göre farklı olan bu çocuklar, anne baba için gurur kaynağıdır. Ancak üstün zekâlı bir çocuk anne babası olmak görüldüğü kadar kolay değildir. Zira bitmek bilmeyen sorular karşısında ne cevap verebileceğinizi bilemeyebilirsiniz. Tıpkı Emel-Cemal Kandemir çiftinin 7 yaşındaki üstün zekâlı oğlu Demir'in sualleri karşısında çaresiz kaldığı gibi. Çift "Sorularına cevaplar versek de aklına başka bir soru daha geliyor. Soruları karşısında artık ne söyleyeceğimizi bilmiyoruz. Bazılarını internetten araştırıyoruz." diyor. Her yıl endişelerinin biraz daha arttığını belirten anne Emel Kandemir, "Nasıl davranmalıyız? Bu yeteneğini geliştirmesi için neler yapabiliriz? İleride ona yetebilecek miyiz?" gibi soruların kafalarını sürekli meşgul ettiğini ifade ediyor. Cemal Kandemir, Demir'in bebekliğinde dahi kendilerine anlayarak baktığını ve hareketleri ile her şeyi anlatmayı başardığını söylüyor. Kandemir, oğlunun bıktırana kadar sorular sorduğunu belirtiyor. Oğlunun 2 yaşından itibaren hafızasının da çok güçlü olduğunu aktaran Emel Kandemir ise şöyle konuşuyor: "Birisinden yemek tarifi aldığımda 'Demir aklında tut' derdim. Aradan çok uzun zaman geçse de tarifleri unutmadan söylerdi. Ona okuduğumuz kitapları, başkaları... Devamı

Öğretmenlik yoksa fen-edebiyatlar kapanır

2012-05-30 14:13:53
Öğretmenlik yoksa fen-edebiyatlar kapanır |  görsel 1

  YÖK'ün fen-edebiyat fakültelerine öğretmenlik yolunu kapatması, bu okulların geleceğini tartışılır hale getirdi. Harran Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nihat Dilsiz, formasyon olmazsa öğrenci gelmeyeceğini söylüyor. Rize RTE Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktay Torul ise öğrenci azalınca öğretim kadrolarının da eridiğini belirtiyor. Fizik, kimya, matematik, biyoloji, edebiyat, sosyoloji, psikoloji, felsefe, sanat tarihi, antropoloji, arkeoloji, tarih gibi bölümleri bulunan fen edebiyat fakültelerini zor bir yıl bekliyor. YÖK'ün geçen ay fen ve edebiyat fakültesi öğrencilerinin pedagojik formasyon programını kaldırması bu okulları tercih etmeyi düşünen öğrenciler kadar bu okulların yönetimlerini de endişeye sevk etti. YÖK aldığı son kararla yeni bir model uygulamaya konuluncaya kadar şu an fen-edebiyat fakültelerinde okuyanlar ile bu kurumlardan mezun olanların bir mağduriyetinin olmayacağını duyurdu. Eğer bu yıl beklenilen sayıda öğrenci alamazsa birçok fen edebiyat fakültesi kapanmak durumunda kalacak. Fatih Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı Akademik Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Cengiz Şimşek, üniversitelerin bu sorunu misyon ve vizyonunda değişiklik yaparak çözebileceğini söylüyor. Cengiz Şimşek, "Pedagojik formasyon sorunu tamamen üniversite eğitiminin hantallaşmasından kaynaklanıyor. Üniversite hocalarının, akademik taassup içine girmeden bilimsel düşünüp, objektif karar vererek eğitim fakültesi ve fen-edebiyat fakültesi sorununu masaya yatırmaları gerekiyor." diyor. Rize RTE Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktay Torul, ge&c... Devamı

Üniversite sınavında son dakika sürprizi

2012-05-30 11:32:40

SYM’nin dün yayımladığı kılavuza göre artık yerleştirme puanı hesabında okulların başarısı dikkate alınmayacak. Yalnızca bireysel başarı önemli olacak. Uzmanlar, “Bu uygulamayla en iyi okullar boşalır, parayla not satışı başlar” dedi ÖSYM’den bu yıl üniversiteli olacak gençlere son dakika sürprizi geldi. Habertürk gazetesinin haberine göre Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) 2 hafta kala yapılan değişiklikle üniversite yerleştirme puanlarının hesaplanmasında yalnızca bireysel başarı dikkate alınacak. Okulun başarısına göre öğrencinin puanının ağırlıklandırılması yani AOBP uygulaması son buldu. Uzmanlar son dakika duyurulan değişikliğin “öğrencileri gafil avlandığını”, önümüzdeki yıllarda da fen ve Anadolu liselerinin boşalacağını, okulların sahte yüksek notlar vermeye başlayacağını söylüyor. ÖSYM dün eğitimsistemini 4+4+4 şeklinde değiştiren 6287 sayılı kanunda yer alan ve yükseköğretime yerleştirme puanlarının hesaplanmasında değişiklik getiren düzenlemeye göre yeni kılavuz yayımladı. Yeni hesaplama sistemi bu yıl YGS’ye giren ve önümüzdeki ay yapılacak LYS’ye katılacak öğrencileri etkiliyor. DİPLOMA NOTU DİKKATE ALINACAK Yeni değişikliğe göre artık okulların başarısı yerleştirme puanlarında etkili olmayacak. Çünkü okulun başarısını da dikkate alan Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) artık olmayacak. Bunun yerine Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) yani öğrencinin diploma notu dikkate alınacak. Bu notun da yüzde 12’si yerleştirme puanına eklenecek. YÖK’ten bir yetkili “Eşitsizlik giderildi” derken, eğitimciler uygulamanın başarılı fen ve Anadolu liselerinin sonu olacağını söylüyor. YENİ HESAPLAMA SİSTEMİ Yeni hesaplama yöntemine göre eskiden orta&... Devamı

Öğrencilerden güneş enerjili 'çiftçi dostu' proje

2012-05-30 10:48:05
Öğrencilerden güneş enerjili 'çiftçi dostu' proje |  görsel 1

Göksun'da 2 lise öğrencisi, yabani hayvanların bahçe ve tarlaya verdiği zararı önlemek amacıyla güneş enerjisiyle çalışan ses yayıcı sistem geliştirdi.     Anadolu Teknik Lisesi son sınıf öğrencisi Furkan Aydın ve Koray Gel, bahçe ve tarla sahiplerinin büyük sorunu olan yabani hayvanlarla mücadelede, teknolojiyi kullanarak çözüm üretmeye çalıştı. Koray Gel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz döneminde ailesinin yaşadığı sorunlardan esinlenerek arkadaşıyla birlikte proje geliştirmeyi düşündüklerini belirtti. Bahçeye giren yabani ve evcil hayvanların mahsule zarar verdiğini anlatan Gel, ''İnsanlar onca emek veriyor ama bakıyorsunuz bir gecede bahçedeki ürünlere hayvanlar tarafından zarar verilebiliyor. Bu yüzden özellikle kırsal bölgedeki vatandaşlarımızın çok sorun yaşadığını tespit ettim. Proje böylece ortaya çıktı'' dedi. ''Yabani Hayvan Kovucu'' adını verdikleri proje üzerinde yaklaşık 5 ay çalıştıklarını anlatan Gel, cihazın kullanım amacının, bahçe ve tarlaya girerek ürünlere zarar veren yabani ve evcil hayvanları uzaklaştırmak olduğunu dile getirdi. Sistemin çalışmasıyla ilgili bilgi veren Gel, şunları anlattı: ''Cihazımız ana gövde üzerine monte edilmiş güneş enerjisi paneli, şarjlı akü, akü şarj kontrol cihazı, flaşörlü tepe lambası, 6 sesli siren, hareket sensoru ve uzaktan kumandadan oluşuyor. Cihazın üzerideki hareket sensörünün yaklaşık 8 metrelik bir etki alanı var. Eğer yabani veya evcil bir hayvan, bu alan içerisine girerse sistem harekete geçiyor ve önce tepe lambası yanıyor ardından siren devreye giriyor. Böylece bahçeye giren hayvan sesten korkarak geri dönmek zorund... Devamı