Çıplak ayakla toprakta yürüyün.

2012-05-30 00:35:46

İstanbul Gelişim Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Koordinatörü Burcu Ay, öğrenciler için sınav kaygısından pratik kurtulma yollarını yazdı. Haziran ayına yaklaştığımız bu günler öğrenciler için çok kritik bir zaman dilimi. Çünkü öğrenciler bu ay boyunca en az 1 en fazla 5 tane sınava girecekler. LYS’ye girecek olan bu öğrencilerin sınavlar için yaptıkları çalışmaların artık son zamanlarına geldiler.   Bu sınavlar tarih sırasıyla şöyle:   16.06.12 Matematik ve Geometri Sınavı(LYS-1) 16.06.12 Yabancı Dil Sınavı(LYS-5) 17.06.12 Sosyal Bilimler Sınavı (LYS-4) 23.06.12 Edebiyat- Coğrafya Sınavı (LYS-3) 24.06.12 Fen Bilimleri Sınavı (LYS-2)   Önümüzde kısa bir süre var. Bu kısa süreyi çok iyi planlayarak eksik konuların hızlıca tamamlanması ve bol bol deneme sınavı uygulaması ile hem bol soru çözmüş hem de sınav deneyimi arttırılarak sınav kaygısını normal düzeye çekebilirsiniz.   Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise sağlık! Bu yüzden özellikle sınav haftası temel besin maddeleri ve enerji verici besinlerin tüketilmesi gerekiyor. Bu hem enerji vermesi bakımından hem de çalışma yapabilmek için son derece önemli. Böylece kişide düzenli beslenmemekten dolayı ortaya çıkabilecek depresif tavır engellenecek ve kişi enerjisini verimli kullanarak ders çalışma hevesini yitirmeyecektir. Sınav öncesinde uzman kişilerden yardım alarak uygulanabilecek nefes egzersizlerini öğrenebilirsiniz. Bu sınav öncesinde ya da sınav sırasında ortaya çıkabilecek yüksek kaygı durumlarını nefes egzersizleri ile dengede tutmanıza yardımcı olacaktır.   Ayrıca sınav dönemlerinde ortaya &cced... Devamı

Dinçer: Eğitim köklü değişiklik şart

2012-05-30 00:15:37
Dinçer: Eğitim köklü değişiklik şart |  görsel 1

    Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, normalde eğitim sisteminde köklü değişiklik yapma ihtiyacının olduğunu vurgulayarak, ''Biz eğitim sisteminde gerçek anlamda değişmek zorundayız'' dedi.   Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Vakfı Mütevelli Heyeti toplantısına, vakfa destek veren sanayicilere yönelik ödül törenine ve İSO mayıs ayı olağan meclis toplantısına katıldı. Dinçer, eğitim sistemi ile ilgili olarak çok fazla değişimin yapıldığı ve bu değişiklik sebebiyle sıklıkla başarısız kalındığının söylendiğini belirterek, değişimin seviyesinin çok önemli olduğunu, Türkiye'de yapılan herhangi bir çalışmanın sistemin bütünü olarak algılandığını ifade ederek, program düzeyinde bile değişiklik yapıldığında, eğitim sisteminde değişiklik yapıldığı havasında tartışıldığını ve bunun üzerinde değerlendirme yapıldığını söyledi. Eğitim sistemiyle ilgili değişimin, nasıl olacağına ilişkin Dinçer, şunları kaydetti: ''Eğer eğitim sistemi ile ilgili değişimden bahsedecekseniz stratejik ve temel değişiklikleri, kapsamlı değişiklikleri öngördüğümüzde sistem üzerinde değerlendirme yapmanız gerekir. Eğer temel felsefenizi değiştirmiyorsanız, ana paradigmalarda farklılaşma olmuyorsa, esas stratejilerinizi değiştirmiyorsanız, bu değişiklikler operasyonel veya program düzeyindedir ve çok tartışılması gereken hususlar değildir. Normalde eğitim sisteminde köklü değişiklik yapmaya ihtiyacımız olduğunu vurgulamam lazım. Biz eğitim sisteminde gerçek anlamda değişmek zorundayız.'' Bakan Dinçer, dünyanın genellikle gelişmiş ülkeler üzerinde analiz yapılmasının küresel düzeyde sahip olunan bilgileri yanlı ve eksik bırakacağını anlatarak, şunları dile getir... Devamı

Tesadüf saçmalığı

2012-05-28 22:40:50

  DELİL 25: TESADÜF SAÇMALIĞI Bu delilde âlemin tesadüfler sonucu olamayacağına dair misaller verecek ve “Kâinat tesadüfen oldu.” sözünün saçmalığını ortaya koyacağız. Şöyle ki: 1. Misal: Biz Londra’dan Liverpool’a gideceğiz. Londra’dan kalktık, ‘A kazasına’ geldik. Önümüze çıkan iki yoldan birini seçtik. Seçimimiz isabetliymiş, ‘B kazasına’ vardık. Orada önümüze üç yol çıktı. Kafadan atıp üçüncü yoldan gittik. Yine doğru çıktı, ‘C kazasına’ vardık. Orada önümüze dört yol daha çıktı... Sonunda Liverpool’a en yakın olduğumuz noktada önümüze bin yol çıksa ve biz yine kafadan atıp 375. yolu seçsek ve Liverpool’a varsak... Bu durum tesadüf ile izah edilebilir mi? Liverpool’a tesadüfen vardığımız kabul edilse bile, devamlı seyahat ederken önümüze çıkan binlerce yoldan her zaman doğru yolu bulmamız, her halükarda bir rehberin varlığına ve bize yol göstermesine bağlanmak zorunda kalınır. Bir atomun hareketi de misalimizdeki bizim hareketimizden farklı değildir. Önünde gidebileceği milyarlarca yol vardır; ama o hep en iyi yolu seçer. Bir mahlukun vücut bulması, atomun milyarlarca ihtimal içinde en iyi yolu seçmesinin sonucudur. Atomun seçebileceği milyarlarca yol arasından en iyisine girmesi, ancak ve ancak bir müdebbirin emriyle ve bir tercih edicinin tercihiyle olabilir. Başka bir surette olamaz. Ey Allah’ı inkâr eden kişi; Bir insanın, önüne çıkan yollardan birini seçerek tesadüfen Kars’a ulaşabileceğini kabul edemezken, nasıl olur da şuursuz ve akılsız atomların milyarlarca yol içinden en uygununu ... Devamı

Okul öncesi eğitimde High/Scope Yaklaşımı

2012-05-28 11:33:47
Okul öncesi eğitimde High/Scope Yaklaşımı |  görsel 1

Erken çocukluk eğitiminde uygulanan, çocukların yaratıcılığını geliştiren farklı yaklaşımlardan biri olan "High/Scope Yaklaşımı"nın ne olduğunu, ana hatlarını, amaçlarını, temel ilkelerini Öğr. Görevlisi Raziye Günay Bilaloğlu anlattı. "High/Scope Yaklaşımı" A.B.D.’de geliştirilmiştir. Programın merkezinde, kendi kendilerine planlayıp yürüttükleri etkinliklerden ders alan öğrenciler bulunmaktadır. Bu programın ilk uygulamalarında zihinsel amaçlar ön planda iken, zaman içerisinde sosyal ve duygusal alanlarla ilgili amaçlar da programda yer almıştır. High/Scope programının ana hatları 1- Öğretmenler, çocukların düşünce ve eylemlerini yönetip denetlemek yerine bu düşünce ve eylemleri temel almalıdırlar. Öğrenme çocukların kendi tasarladıkları faaliyetler ve projelerle yoğun olarak ilgilendikleri zaman gerçekleştiğinden, öğretmek, çocukların çalışmalarını kendilerinin seçmelerini ve düzenlemelerini sağlamaktır. O halde, öğretme, çocukların seçilmiş çalışmalarının bir düşünme içeriği oluşturmasını sağlamaktır. 2- Çocuklar, günlük yaşantılarında ne yapmak istediklerine karar verme fırsatına sahip olmalıdırlar. Öğretmen, her çocuğun bir plan oluşturmasına, bu planı üstesinden gelebileceği parçalara ayırmasına, aşamalandırmasına ve gerekli malzemeleri saptamasına yardımcı olmalıdır. Okul öncesi yaşlarda çocuk plan yapmaya, belirli bir faaliyete ilgi duymakla başlamaktadır. Öğretmen de bu faaliyeti desteklemelidir. Zaman içinde, bu planlar yeteneğinin gelişmesiyle çeşitlenmekte ve karmaşıklaşmaktadır. 3- Çocuğun günlük planı, öğretme için bir başlangıç noktası oluşturmalıdır. Plan, sorgulamak, önermek v... Devamı

Aşk İçin Evlendim... Öfke İle Boşanıyorum... Peki, Ya Çocuklar ?

2012-05-28 10:43:10
Aşk İçin Evlendim... Öfke İle Boşanıyorum... Peki, Ya Çocuklar ? |  görsel 1

Pek çok çift aşk için evlenir. Aşk bir masal gibidir. Aşk üzerine yazılmış pek çok masal vardır. Ama masalların çoğu iki seven insanın kavuştuğu, evlendiği an biter. Peki ya sonra? Neden evliliklerle ilgili yazılmış masallar yoktur? Evlilikler aşktan farklıdır. Eğer şanslı isek, evlilik içinde sevgi, saygı, dostluk, arzu ve hoş duygular barındırır ama bir o kadar da kırgınlıklar, hayal kırıklıları ve olumsuz duygular içerir. İki farklı insanın bir arada yaşaması kolay değildir. Bazı çiftleri bir arada tutan kuvvetli ve ortak bağlar var iken, bazı çiftlerin ortak bağları olmadığı veya bu bağlar çok zayıf olduğu için beklentileri karşılanamaz ve çiftler ayrılık kararı alabilirler. Bazen bir evlilik sorununu çözmenin tek yolu boşanma olabilir. Boşanma eylemi saatli bir bomba da olabilir. Daha mutlu bir yaşama açılan bir geçit de olabilir. Boşanmadan sonra zincirleme bir reaksiyon başlar: Var olan denge sarsılır, yeni planlamalar, organizasyonlar gerekir, kayıplar ve değişimlerle körüklenen stres kaynakları harekete geçer. Her düzeyde yeni taleplerle karşılaşılır. Ekonomik şartlar değişebilir, yaşam koşulları başkalaşabilir, roller farklılaşır, tekrar ‘bekar’ olunur, sosyal çevre değişebilir, ‘eş’lik rolü biterken, ‘ebeveyn’lik rolü devam eder... Bu yaşam yeniliklerine ne kadar çabuk adapte olursak, boşanmadan o kadar az olumsuz etki alırız. Boşanma esnasında eşlerin çoğu kendi olumsuz duyguları ile o kadar meşguldür ve karşı tarafla o kadar büyük bir güç savaşına girmiştir ki, çoğu kez çocukların duyguları göz ardı edilir. Hatta çocuklar savaş aracı olarak kullanır. ‘Bir ebeveyni cezalandırmanın en iyi yolu çocuklarından mahrum etmektir’ düşüncesi ile çocu... Devamı

Sınıf geçme ve devamsızlıkta her şey değişti

2012-05-28 10:39:16
Sınıf geçme ve devamsızlıkta her şey değişti |  görsel 1

Milli Eğitim Bakanlığı, 28 Nisan'da sendikalara gönderdiği Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği taslağına son şeklini verdi... Ders geçme notu 50'ye yükseldi Serdar Alakuş'un haberi Taslağın son hali, incelenmesi ve Bakan Ömer Dinçer'e gönderilmesi için bakanlık müsteşarlığına iletildi. Yeni düzenlemeyle ortaöğretimle ilgili 11 yönetmelik ve bir yönergede yer alan hükümler, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği adı altında birleştirilerek tüm yönetmelikler revize edildi. Bütün yönetmeliklerin toplamında bulunan 746 maddelik mevzuat hükümleri ise önemli ölçüde sadeleştirerek 233 madde ve 2 ekmadde olarak yeniden düzenlendi. OKULA GİTMEYEN YANDI Taslağın son şekline göre bütün okul türlerinde sınıf kontenjanları 30, bir ders saati 40 dakika ve ders geçme notu da 50 olarak belirlendi. Bakanlık, devamsızlığı adet haline getiren öğrencilere ise kötü bir sürpriz yaptı. Özürsüz devamsızlığı kaldıran bakanlık, özre bağlı devamsızlığı 30 güne çıkarttı. Ancak hiçbir özrü bulunmadan okula gitmeyen öğrenciye ise disiplin cezası getirildi. ÖĞRENCİ ERKEN MEZUN OLABİLECEK Yeni eğitim sistemiyle birlikte ortaöğretimin zorunlu hale getirilmesine bağlı olarak diploma harcı kaldırıldı. Önceki yıllardan başarısızlığı bulunan öğrencilerin, başarısız oldukları derslerden yapılan sorumluluk sınavı da yeni yönetmelikte yılda iki kez yapılacak şekilde yeniden düzenlendi. Ödev sistemine de el atan bakanlık, öğrenci başarısının değerlendirilmesinde sözlü ve ödev uygulamasını kaldırarak yerine proje ve performans görevi getirdi. Buna göre öğrencilerin başarısını artırmayı da amaçlayan ... Devamı

Doğa`dan Vali Erol`a Ziyaret

2012-05-27 23:34:46
Doğa`dan Vali Erol`a Ziyaret |  görsel 1

İtalya`da yapılan Uluslararası Yaratıcılık ve Eğitim Festivali`nde (GEF) kısa film dalında `Uyuşturucu ve Ölüm` adlı kısa filmleriyle birinci olan Elazığ Doğa Koleji öğrenci ve öğretmenleri Vali Muammer Erol’u ziyaret ettiler. Elazığ Doğa Koleji ekibi 2-7 Mayıs tarihlerinde İtalya`da yapılan resim, müzik, dans, tiyatro, kısa film alanlarında gerçekleşen Uluslararası Yaratıcılık ve Eğitim Festivali`nde (GEF) kısa film dalında `Uyuşturucu ve Ölüm` adlı kısa filmleriyle birinci olmuşlardı. Elazığ’a birincilikle dönen Doğa Koleji Türkçe Öğretmeni Feti Uz ile öğrenciler Vali Muammer Erol’u ziyaret ederek yarışma hakkında bilgi verdiler.Doğa Koleji Türkçe Öğretmeni Feti Uz festivalde elde ettikleri dereceden çok memnun olduklarını söyledi. Vali Muammer Erol ise öğrenci ve öğretmenleri tebrik ederek ekibin Elazığ’a başarıyla dönmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve emeği geçenleri kutladı. Devamı

BEYAZ BAYRAKLI OKUL

2012-05-27 23:31:56

  Okulların temizlik ve hijyen konusunda teşvik edilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında “Beyaz Bayrak İşbirliği Protokolü” imzalandı. Düzenlenen Beyaz Bayrak Yarışması’nda, Baskil Mustafa Bilbay İlköğretim Okulu birinci oldu ve beyaz bayrağını teslim aldı. Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen Beyaz Bayrak Yarışmasında Beyaz Bayrak Almaya hak kazanan Baskil Mustafa Bilbay İlköğretim Okulu bayrağını Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Ömer BALIBEY ve Milli Eğitim Bakanı Başdanışmanı Prof. Dr. Mustafa ZAFRAN ’ın elinden aldı. Beyaz Bayrak alan okulu, Milli Eğitim Müdürü Reşat ÇETİN, Milli Eğitim Bakanı Başdanışmanı Prof.Dr. Mustafa ZAFRAN, Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Ömer BALIBEY ile Baskil İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Turan YILMAZ ziyaret etti. Okulda incelemelerde bulunan heyet Beyaz Bayrak alma başarısı gösteren okul idarecilerini kutlayarak kazanılan Beyaz Bayrağı bayrak gönderine çektiler.  Devamı

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan açıklama

2012-05-27 05:45:51
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan açıklama |  görsel 1

  Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği Taslağı'nın yazım sürecine, özel eğitim kurumları ve engelli derneklerinin bizzat katıldığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 18 Mayıs 2012 tarih ve 28296 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin bazı hükümlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için bir açıklama yapılmasına gerek duyulduğu belirtildi. Bakanlığa bağlı bin 700 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde yaklaşık 245 bin bireye destek eğitim hizmeti sunulduğu ifade edilen açıklamada, bu eğitimler karşılığı aylık 105 milyon TL civarında ödeme yapıldığı kaydedildi. ''Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği Taslağı yazım sürecine, özel eğitim kurumları ve engelli dernekleri bizzat katılarak her madde karşılıklı görüş alışverişi içerisinde yazılmıştır'' denilen açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Ayrıca kamuoyunun da görüşünü almak üzere Yönetmelik Taslağı 20 Ocak 2012-6 Şubat 2012 tarihleri arasında Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü web sayfasında yayınlanmıştır. Sivil toplum örgütleri ve vatandaşlardan yönetmelik taslağına ilişkin gönderilen önerilerden uygun görülenlere yönetmelikte yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak öncelikli hedefimiz engelli bireylerin eve hapsolmalarını önleyerek nitelikli ve kaliteli bir eğitim almalarını sağlamaktır. Bu alanda daha önce yapılan denetimler ile inceleme ve soruşturmalarda önemli ölçüde istismarların ve aksaklıkların olduğu tespit edilmiştir. Yaşanan sorunları önlemek için, Yönetmelik eğitim alan ve eğitim verenlerin devamları başta olmak üzere birçok konuda e... Devamı

ÖĞRETMENLER BAŞBAKAN'DAN ÖZÜR BEKLİYOR

2012-05-27 05:38:02
ÖĞRETMENLER BAŞBAKAN'DAN ÖZÜR BEKLİYOR |  görsel 1

  Başbakan Erdoğan geçtiğimiz günlerde öğretmenlerin çok tatil yapıp, memurdan daha fazla maaş aldığını ima etmişti. Bu sözler üzerine öğretmenler Başbakan'dan özür bekliyor... Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde öğretmenlerin memurlardan az çalışarak çok kazandıklarını söylemişti. Başbakan Erdoğan'ın bu açıklaması öğretmenleri üzdü. Öğretmenler Başbakan Erdoğan'ın kendilerinden özür dilemesini bekliyor. Vatan gazetesinin haberine göre, Başbakan Erdoğan’ın, öğretmenler için az çalıştıklarını, daha fazla tatil yaptıklarını ve diğer memurlardan fazla kazandığını söylemesi eğitimcilerin tepkisine neden oldu. Eğitim sendikaları, öğretmenlerden özür dilenmesi gerektiği görüşünde   Başbakan Erdoğan, zam pazarlığıyla ilgili sonuç alamamalarının ardından memurlarla birlikte yaptıkları grevle ilgili olarak öğretmenlere yüklendi. Başbakan Erdoğan, öğretmenlerin az çalıştığını, bol tatil yaptığını ve diğer memurlardan daha fazla aldığını söyleyerek eğitim camiasının büyük tepkisine neden oldu. Bu camiada en çok saygı duyduğu kesimin öğretmenler olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan konuşmasında,”Onlara ek ödenek olarak resen 100 lira daha verelim. Bir öğretmenin en düşük olanı 1624 lira alıyor. Ne karşılığı alıyor? Haftada 15 saat karşılığı alıyor. Peki, düz bir memur ne kadar çalışıyor? 40 saat. 40 saat için bu rakamın altında alanlar da var. Öğretmen ek ders verirse, bunun üstünde alıyor. Bir de tatili var. Yılda iki ay. Düz memurun tatili ise 20 gün. Şimdi soruyorum; bu haksızlık değil mi? Bundan sonraki süreç hakem heyetine gidiyor. Nihai kararı verecek” sözlerini söylemişti. Bu s&... Devamı

Notunu beğenmeyen öğrenci dava açabilecek

2012-05-26 23:50:02
Notunu beğenmeyen öğrenci dava açabilecek |  görsel 1

Star Gazetesi'nin haberine göre: Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri devam eden 3'üncü Yargı Paketi'nde ilkokul ve orta öğretim öğrencilerine de dava açma imkanı verildi. ÖĞRENCİYE DAVA AÇMA HAKKI Komisyon, paketin idari yargıyla ilgili 32 maddesini kabul etti. Düzenlemeyle Danıştay üyeliklerine atanma konusunda düzenlemeler getirilirken, aynı sebepten ikinci kez yürütmenin durdurulması istenmeyecek. Tasarıya göre, idare ve vergi mahkemelerinin, ilk ve orta öğretim öğrencilerinin sınıf geçmelerine ve not tespitine ilişkin işlemlerinin yanısıra; kayıt, nakil, ilişik kesme ve disiplin cezalarına ilişkin işlemlerle yükseköğretim öğrencilerinin sınıf geçme ve notlarının tespitine ilişkin işlemlere de bölge idare mahkemesinde itiraz edilebilecek. Devamı

Öğretmenlerin tatili kısalacak!

2012-05-25 21:43:14
Öğretmenlerin tatili kısalacak! |  görsel 1

  Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, okul kapandıktan sonra 5 hafta süreyle, haftada 36 saat olmak üzere 258 bin öğretmen için eğitim programı tertip ettiklerini belirtti. TOBB ETÜ öğrenci konseyinin düzenlediği konferansa katılan Bakan Dinçer, bakanlığın yaptığı çalışmalara, Okullar Hayat Olsun Projesi ile Fatih Projesi'ne ve zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin düzenlemeye değindi. Eğitim sisteminde paradigma değişikliğine gittiklerini belirten Dinçer, eğitimde farklılıkların gözetilmesinin önemine işaret etti. Dinçer, çocukların küresel düzeyde rekabet gücünü yakalayabilecek bilgi ve yeteneklere sahip olması gerektiğini belirterek, çocukların toplumsal ve ahlaki değerleri, sosyal sorumluluğu, tarih bilinci taşıyacakları bilgi sahibi olmaları gerektiğini söyledi. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardıklarını anımsatan Dinçer, ilköğretim ve ortaöğretimdeki okullaşma oranları hakkında bilgi verdi. Türkiye'nin ortaöğretimde okullaşma oranında dünyanın gerisinde olduğunu ifade eden Dinçer, "AB, 2020'ye kadar toplam nüfusun lise mezunu olma oranını yüzde 90 ve üzerine çıkartmayı hedefliyor. Türkiye'deki nüfusun lise mezunu olma oranı yüzde 28. Biz, eğitimi 12 yıla çıkarmakla aslında 2020, 2023 yılına Türkiye'deki lise mezunu seviyesinin oranını artırmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Üniversite eğitimini de tüm çocuklara yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Dinçer, eğitimi kanunen 12 yıla çıkarmanın bu hedeflerin gerçekleşmesi açısından yeterli olmayacağını, idari tedbirlerle ve hayat boyu öğrenme yöntemleriyle bunun desteklenmesi gerektiğini kaydetti. İlk 4 yılda temel becerilerin kazandırılacağının if... Devamı

'Öğretmen maaşları memura haksızlık'

2012-05-25 21:40:43
'Öğretmen maaşları memura haksızlık' |  görsel 1

  Erdoğan öğretmenlerin de greve katılması konusunda "Bir öğretmenin en düşük olanı 1624 lira alıyor. Haftada 15 saat karşılığı alıyor. Peki, düz bir memur ne kadar çalışıyor? 40 saat. Bir de tatili var. Yılda iki ay. Düz memurun tatili 20 gün. haksızlık değil mi?" dedi. Kazakistan gezisinin son gününde, Astana’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, memurlara toplu sözleşme hakkını kendilerinin verdiğini hatırlattı. Milliyet'te yer alan metine göre Erdoğan'ın hedefinde greve katılan öğretmenler vardı. Erdoğan şunları kaydetti: "İşçimizi memurumuzu ezdirmeyeceğiz" Memurlara toplu sözleşme hakkı veren parti biziz. Yıllar yılı bu ülkede toplu sözleşme hakkı verilmemiş, toplu görüşmede kalmış. Daha ilk toplu sözleşmede memur sendikalarının bu yaklaşımı bizi üzmüştür. Biz, millet adına hareket ediyoruz, kendi adımıza değil. Bu sendikalar sadece kendi menfaatleri adına hareket ediyorlar. Bu ne kazandırır ne kaybettirir. Biz enflasyona işçimizi, memurumuzu ezdirmeyeceğiz. Enflasyon üzerinde bir zam yaptıysak onu geri almayacağız. Burada 3,5+4 denilmiştir. Nihai neticesi bu demek değildir. Yılsonu itibarıyla, enflasyon tek haneliye, 7.5’in altına düşmezse örneğin 1 puan kaldıysa biz farkını ödeyeceğiz. Enflasyona ezdirmeyeceğiz. Bakıyorsunuz 7,5+7,5; 10+10 istiyorlar. Nereye gidiyorsun kardeşim? Bizi siz Yunanistan mı yapmak istiyorsunuz? İspanya’nın durumuna mı düşürmek istiyorsunuz? “Bu haksızlık değil mi?” Öğretmenlerle ilgili bir teklif var. Bu camia benim en çok saygı duyduğum kesimdir. Onlara ek ödenek olarak resen 100 lira daha verelim. Bir öğretmenin en düşük olanı 1624 lira alıyor. Ne karşılığı alıyor? Haftada 15 saat karşılığı alıyor. Peki, d&uum... Devamı

MEB DERS SAATLERİNİ ARTIRMAYA HAZIRLANIYOR

2012-05-24 12:49:15
MEB DERS SAATLERİNİ ARTIRMAYA HAZIRLANIYOR |  görsel 1

Ömer Dinçer, 43 ülkeyi incelediklerini ve bu ülkeler arasında ağır olduğu iddia edilen müfredata rağmen daha az ders işlendiğini söyledi. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, çoğu makam odası yapılmış 8 bin 926 dersliği boşalttırdığını açıkladı. Yeni dönemde ders saatlerinin de kademeli olarak artırılacağını da açıklayan Ömer Dinçer, yeni eğitim dönemiyle ilgili şunları söyledi: “İllerde okulları gezerken, birçok dersliğin amacı dışında kullanıldığını görmüştüm. Hatta bazıları makam odası yapılmıştı. Bunun yaygın olup olmadığını anlamak için müfettişleri görevlendirdim. Tüm illerdeki okulları tek tek incelediler ve bir rapor hazırladılar. Amacı dışında kullanılan derslik sayısının 8 bin 926 olduğunu saptadık. Bu derslikler tekrar eğitime kazandırıldı. Bu rakam sadece 2011 yılında yaptığımız derslik sayısı kadar. İllere göre dağılımına baktığımızda Adana’da 495, Antalya’da 654, Gaziantep’de 423, Hatay’da 678, İstanbul’da 2 bin 697, Manisa’da 264, Konya’da 162, Kocaeli’de 158, İzmir’de 186, Ankara’da 221 derslik amacı dışında kullanılıyordu. Bu derslikler yeni eğitim yılından itibaren okullara kazandırıldı. Hedeflerimize göre, her derslikte en fazla 30 öğrenci olacak. Buna göre 25 bin öğrenciye eğitim imkanı sağlanmış olacağız. Müfredat ağır değil Türk eğitim sistemiyle ilgili enteresan tespitler yaptık. Çocukların neden okula gitmek istemediklerini, sıkıldıklarını araştırdık. Şimdi bu tespitler çerçevesinde aldığımız kararları aşamalı olarak hayata geçireceğiz. Bazı önyargılar ve yanlışlar var. Çocukların ağır müfredatların altında ezildiği ve çok yüklenildiği iddiaları doğru değil. Sorun ağır müfredattan değil, yanlış sistemden kaynaklanıyor. Daha a... Devamı

MEB'DEN 'SINAV RAPORUNA' YAKIN TAKİP

2012-05-24 12:44:58
MEB'DEN 'SINAV RAPORUNA' YAKIN TAKİP |  görsel 1

Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin SBS ve LYS için rapor almalarının engellenmesi konusunda il müdürlüklerini uyardı. Rapor baskısı yapan öğrenciler, doktorlar ve okul müdürleri karşı karşıya kaldı. Uzmanlara göre okulun sınava hazırlaması sağlanmalı. Bu gerçekleşinceye kadar öğrenciler 'idari izin'li sayılmalı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın illere gönderdiği yazı tartışmalara neden oldu. Bakanlık, Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)'na girecek öğrencilerin, sağlık raporlarıyla okuldan ayrı kalmamaları konusunda il milli eğitim müdürlüklerini uyardı. Bakanlık  Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği'ne göre öğrencilerin okula devam etmelerinin zorunlu olduğunu hatırlattı. Bakanlığın uyarısını değerlendiren uzmanlar sınav öncesi öğrencilere toleranslı davranılması gerektiğini ifade etti. Sınava okulda hazırlanmaları için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten uzmanlar, gerekli şartların sağlanmasına kadar öğrencilere sınav öncesi idari izin verilmesinin daha uygun olduğunu söyledi. USULE AYKIRI İŞLEM ÖĞRETİLİYOR Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Üniversite sınavı öncesi öğrenciler aldıkları raporlarla sağlık sistemini aracı olarak kullanıyor. Ders çalışmak isteyen öğrenci okulda yapacağı bir şey yoksa raporla özel ders alıyor ya da dershanelerin etütlerine katılıyor. Bu şekilde açığını kapatmaya çalışıyor. Öğrenciler raporu bir sağlık durumunda istirahat amaçlı değil de idari bir unsuru kapatmak amacıyla alınan bir rapor olarak öğrencilerin algısını olumsuz etkiliyor. Öğrencinin sıkıştığı durumda rapor alarak sorumluluktan kaçıyor gibi bir algı oluşması bu gençlerin ge... Devamı